Hz.Yusuf ve Hz.Musa -3- (Etno-Psikolojik Bir Karşılaştırma)

Hz. Yusuf (as) köylü-şehirliydi. Hz. Musa (as) ise şehirli-köylüydü… Karakter gelişiminde bu farklı zıt yapıların, tasavvuf dilinde tevhid merkezinde olmak üzere celâl/cemâl, vahdet/kesret kavramlarıyla daha güzel anlatılabileceği kanaatindeyiz. Kemâlât için celâl ve cemâli ile vahdet ve kesretin tevhidi çok önemlidir.

Geçtiğimiz iki yazıda Hz. Yusuf (as) ve Hz. Musa (as)’yı Mısır’da görev yapmaları merkezinden hareketle benzerlik arz eden yönlerini baz alarak mukayeseli bir metotla göstermeye çalıştık. Bu ve bir sonraki yazımızda farklılık arz eden yönleri ele almaya çalışacağız.

  • Hz. Yusuf (as) huzur ortamında Kenan’da doğdu,1 kaotik Mısır’da meşakkatli bir maceradan sonra Züleyha ile evlendi. Buna karşılık Hz. Musa (as) kaotik Mısır diyarında, meşakkat ve sıkıntılar içerisinde doğdu, Medyen’de Hz. Şuayb’ın (as) huzur ortamında, O’nun eğitiminden geçti ve kızlarıyla evlendi.2
  • Hz. Musa (as) şehirde doğmuş, sarayda yetişmiş3 şehir kültürlü (urban) bir kişilik iken, daha sonra Medyen’e gidip çobanlık yaparak kırsal kesim (rural) kişilik hüviyetine bürünmüştü. Sosyo-hiyerarşik olarak yukarıdan aşağıya bir seyirdir bu…

Hz. Yusuf (as) ise bunun aksine kırsal kesimde doğmuş, büyümüş erken yaşlarda Mısır’a intikal ederek karakter yapısı, şehir kişiliğine göre şekillenmiştir. Bu da sosyohiyerarşik olarak aşağıdan yukarıya doğru bir seyirdir. Özet olarak her iki peygamber şehir ve kırsal kültürle tanışıktır. Yani tabandan zirveye toplum algıları bir bütünlük içindedir. Bütünü görebilecekleri donanımdadırlar.

  • Hz. Yusuf’dan (as) sonradan saraylı olmuş iken Hz. Musa (as) baştan beri saraylıydı. Hz. Yusuf (as) başta kırsal kesim insanıyken, Hz. Musa (as) sonradan kırsal kesim insanı oldu, demiştik. Biraz daha basit bir dille anlatmak gerekirse Hz. Yusuf (as) köylü-şehirliydi. Hz. Musa (as) ise şehirli-köylüydü… Karakter gelişiminde bu farklı zıt yapıların, tasavvuf dilinde tevhid merkezinde olmak üzere celâl/cemâl, vahdet/ kesret kavramlarıyla daha güzel anlatılabileceği kanaatindeyiz. Kemâlât için celâl ve cemâli ile vahdet ve kesretin tevhidi çok önemlidir.4
  • Hz. Musa (as) akıl, kanun, kural, şekil, Tora, celâl ve dışa açık yönü ağırlıklı olarak dikkat çekerken,5 Hz. Yusuf (as) kalb, aşk, estetik, güzellik, cemâl gibi6 derunî içe dönük yönüyle temayüz etmiştir. Seyr ü sülûk açılımı olarak tasavvufî langaj açısından Hz. Musa’daki (as) yapılanma, tebliği sanki nefsânî yol (lâ ilahe) ağırlıklı idi. Hz. Yusuf (as) da ise ruhânî yol (illallah) ağırlıklıydı.
  • İsrailoğulları Mısır’a Hz. Yusuf (as) ile gelirken7 Hz. Musa ile çıkıyorlardı.8 Nitekim Tevrat’ın surelerinden birinin adı Mısır’dan çıkışı anlatan “Çıkış”tır.
  • Hz. Yusuf’a (as) kitap verilmemişti. Hz. Musa’ya (as) kitap nasip oldu.9 Yeni bir şeriat getirdi. Hz. Yusuf “ve’tteba’tü millete abaî İbrahime ve İshake ve Yakube”10 ayetinde belirtildiği gibi daha önceki babası Hz. Yakub (as), dedesi Hz. İshak (as) ve büyük dedesi Hz. İbrahim (as) şeriatına göre hareket etmişti.
  • Hz. Musa (as) poligamdı, iki evliydi.11 Hz. Yusuf (as) ise monogamdı, Züleyha ile evliydi. Bu iki tür evlilik bilindiği gibi insan karakter oluşumunda çok spesifik olgunluğa yol açar.
  • Hz. Yusuf (as) hapse girdi, hapishane psikolojini12 (dungeon psychology) yaşadı.13 Hz. Musa (as) kaçtığı için bu psikolojiyi yaşamadı. Hz. Yusuf (as) zindan tecrübesi birikimiyle “suçlu psikolojisini”, “travmalı kişilikleri”, “kırılmış hayatları” ve “yorgun ruhları” daha iyi biliyor. Ve o ortamda suçluları İslâm’la tanıştırmak üzere tebliğ konuşmaları yapıyordu.14 Hz. Yusuf (as) muhataplarının akıl seviyelerine inip yaptığı konuşmaları, onun sosyal hiyerarşinin en alt tabakasıyla iletişim kalitesini arttırmıştı. Hz. Musa’daki (as) “hüve efsahu minnî” yani fesahat kaygısı,15 belki de bu yüzden Hz. Yusuf’ta (as) yoktu.
  • Hz. Musa (as) şehirde, kalabalıkta doğdu, ıssız çölde öldü. Ve mezarı belli değil.16 Ama Hz. Yusuf (as) kırsal ıssızlıklarda doğdu, şehirde kalabalıklarda öldü. Mezarı, Kudüs’e 50 km mesafede buluna el-Halîl yerleşim yerinde bulunan camide Hz. İbrahim (as) ve Hz. Yakub’un (as) yanındadır.17 Daha basit bir dil-mantık örgüsüyle ifade etmek gerekirse Hz. Yusuf (as)’un mezarını kitleler her gün sürekli ziyaret ederken Hz. Musa’nın (as) ziyaretçisi yok… Ama Müslümanlar Hz. Yusuf’un (as) ruhaniyetinin feyzinden nasıl istifade ediyorsa Hz. Musa’dan da (as) aynı şekilde istifade etmektedir.
  • Hz. Yusuf (as) dul-evliliği yaptı,18 Hz. Musa (as) bakire evliliği yaptı.19 Acaba cemâl tecellisi ve celâl tecellisi yönüyle bu iki tür evlilik kemâlât açısından kişilik ve karakter teşekkülüne nasıl tesir eder? Acaba denge ümmetinin (ümmeten vasaten)20 peygamberi Hz. Rasulullah’ın (sav) her iki tür evlililiği şahsında cem’ etmesindeki hikmet, açılım olarak nedir? Biraz tefekkür etmek lazım.21 Evlilik o kadar mühim ki Kur’ân’da, Allah’ın (cc) varlığının bir delili olarak zikredilip22 zımnen iman tekâmülüne katkıda bulunduğuna işaret edilmiştir. Peygamberlik anlamhikmet kategorisinde her iki peygamberin yaptığı iki farklı yapıdaki evlilikleri, şüphesiz onlardaki peygamberlik arkesi boyutunda marifet-i nefs kemâlâtı halinde yansımıştır diyebiliriz. Belki de o peygamberlerin cemâl ve celâl yönlerini dengelemek için bu tarz bir evlilikleri olmuştur. Zira bakire cemâli temsil ederken celâli dengeler, dul kadın ise celâl tecellilerine sahip olup erkeğin cemâl yönünü dengeleyebilir. Ama işin gerçek yüzünü Allah (cc) bilir.
  • Hz. Yusuf’a (as) özellikle hikmet, te’vil-i ehâdis23 açılımlı manevî mucize verilmişken, Hz. Musa’ya (as) daha çok âsâ,24 yed-i beyzâ,25 şakk-ı bahr,26 tufan, kan, çekirdek-kurbağa istilası vs. gibi27 deterministik ötesi surî mucizeler lutfedilmişti. Dikkat edilirse Peygamberimize (sav) en büyük mucize Kur’ân olmak üzere ikisi birden verilmişti. Bu keyfiyet bizce Peygamberimizin (sav) yine orta ümmet peygamberi28 oluşuyla alakalıdır. Çünkü insanlardan bir kısmı biiznillah enfüsî mucizelerle hidayete ulaşırken, bir kısmı da maddî, surî ve afakî mucizelere bakarak bu nimete nail olmaktadır. Yani Peygamberimiz (sav), bu iki farklı tip karakteri kendinde cem etmiştir.
  • Hz. Yusuf’un (as) yuvadan ayrılışı, erken-ergen döneminde Hz. Musa’nın (as) ayrılışı dünyaya gelmesini takip eden günler içinde olmuştur. Erkenergen dönemde firak kırılması insan karakter tekâmülünde ne tür yapılanmaya yol açar? Bu hususa bir parça açıklık getirmek üzere Hz. Mevlânâ’nın (ks) sözünü zikretmeden geçmek istemiyorum: “Babam beş sene daha yaşasaydı, Şems-i Tebrizî’ye ihtiyaç kalmayacaktı!..” Hz. Mevlânâ babası vefat ettiğinde 28 yaşındaydı… Yani 28 yaşında bile olsa cennetteki 33 yaş kemâlâtına29 uygun biçimde, bir insanın 33 yaşına kadar anne ve baba vitaminine ihtiyacı vardır. Hiç şüphesiz, kemâlât kazanması için peygamberlerin kişilik inşalarındaki donanım tedariklerini bizzat Allah (cc) sağlamıştır. Bunda şek ve şüphe yoktur. (Devam edecek.)

Dipnotlar: 1) Yusuf 12/4, 21. 2) Kasas 28/28. 3) Kasas 28/13. 4) Büyük devlet adamlarının ve başarılı devlet yöneticilerin hayatlarını incelediğimizde çoğunlukla onların ya kırsalda yetişip şehirde tekâmüle ulaştıklarını ya da şehirde yetişip kırsalda karakter kıvamını elde etmiş kişilikler olduğunu görürüz. Vahdet-kesretten ve celâl-cemâlden doğan kemâlâtın arka planı işte bu kozmik/kevnî sünnetullahla birebir bağlantılıdır. Süleyman Uludağ, “Kemâl”, DİA, c. 25, s. 222. Bir peygamberin donanımının sosyo-psikolojik olarak köyün basit ve sade hayat tarzıyla şehrin sofistike hayat tarzını kuşatacak şekilde olması, insan ve toplumu idare etme, yönetme ve iletişim kurma merkezinde büyük öneme haizdir. 5) A’râf 7/150. 6) Yusuf 12/31. 7) Yusuf 12/99. 8) Duhân 44/24. 9) Müminûn 23/49. 10) Yusuf 12/30. 11) Kasas 28/28. 12) A. C. Özkürkçügil, “Hapishanede Yalnızlık ve Yalnızlığın Depresyonla İlişkisi” Kriz Dergisi, sayı: 6(1), ss. 21-31. 13) Yusuf 12/36. 14) Yusuf 12/36-41. 15) Kasas 28/34. 16) Sa’lebî, Arâisü’l-mecâlis, Dımaşk 1990, s. 188-9; Harman, “Musa”, DİA, c. 31, s. 210. 17) Harman, “Yusuf”, DİA, c. 44, s. 3. 18) İsmail Hakkı Bursevî, Tefsiru ruhi’l-beyân, C. 2, s. 182; Zehra Öztürk, “Züleyha”, DİA, c. 44, s. 552. 19) Kasas 12/28. 20) Bakara 2/143. 21) Ebu Rıdvân Muhammed Sadık Vicdânî, Hz. Muhammed (sav) Niçin Çok Evlendi?, haz. Ahmet Karadut, DİB Yayınları-Halk Kitapları, Ankara 1992, s. 79 vd. 22) Rum 30/21. 23) Yusuf 12/6. 24) A’râf 7/117; Ömer Faruk Harman “Musa”, c. 31. S. 209. 25) Kasas 28/32; Harman, aynı yer. 26) Şuârâ 26/63; Harman, aynı yer. 27) Âr’âf 7/133; Harman, aynı yer. 28) Şuârâ 26/63. 29) Abdulvahhâb Şa’rânî, Muhtasau tezkireti’l-Kurtûbî, çev. Tahsin Emiroğlu, Konya 1995, s. 101.

PAYLAŞ:                

Ethem Cebecioğlu

1951 yılında Ankara’da doğdu. 1981’de Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesini bitirdi. 1983 yılında Yüksek Lisansını tamamladı. Bir süre ihtisas için yurtdışında bulundu. 1990 yılında; «Hacı Bayram

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

1